Polislerden avukatlara saldırı

Polislerden avukatlara saldırı mansetci.com

“Tehlikedeki Avukatlar Günü” nedeniyle Mersin Adliyesi önünde açıklama yapmak isteyen avukatlara polis saldırdı. Polisin müdahalesine rağmen direnen avukatlar açıklamayı gerçekleştirdi.


Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi, Demokrat Avukatlar Grubu Mersin Şubesi ile Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Mersin Şubesi, Tehlikedeki Avukatlar Günü’ne nedeniyle adliye bahçesinde basın açıklaması yapmak istedi. Avukatların adliye bahçesinde yapmak istediği açıklamaya izin vermeyen polisler, avukatlara adliye dışında yapmalarını söyledi. Avukatların bunu kabul etmemesi üzerine açıklamaya müdahale eden polisle avukatlar arasında arbede yaşandı. Polisin sert müdahalesine direnen avukatlar oturma eylemi gerçekleştirerek basın açıklamalarına devam etti. Avukatlar adına açıklama yapan Mutluay Başaran, iktidar sahiplerinin bir yandan sözlerinde hukuku yüceltip, hukuk devleti vurgusu yaparken diğer yandan da adalet arayışı içine girip, hakkın ve özgürlüğün mücadelesini yürüten, halkın arayışlarını ve taleplerini etkili şekilde hayata geçirmeye çalışan avukatları işlevsiz bırakmaya çalıştıklarını söyledi. Mutluay, “Bu sebepledir ki, İktidar sahipleri ile halkın hak ve özgürlük arayışları ne derece çatışma içinde ise avukatlar da o derece tehlike altına girmektedirler” dedi.

“AVUKATLARIN KORUNMASI İÇİN SESİMİZİ YÜKSELTİYORUZ”

Mersin Mercek’in haberine göre; Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün yoksulların haklarını savunan ve insan hakları ihlallerine karşı mücadele eden avukatlara karşı artan saldırıların kınanması adına Kolombiyalı avukatlara İthaf edildiğini söyleyen Mutluay, “Başta Kolombiya’da olmak üzere tüm dünyada avukatların korunması için mücadele çağrısında bulunuyoruz, geçtiğimiz on iki yılda Tehlikedeki Avukatlar Günü toplamda üç defa Türkiye’deki avukatlara ithaf edilmişti. Birçok baronun ortak çalışma İçerisinde yer aldığı raporlar ülkemizde hazırlandı. Ne yazık ki, ne dünya da ne de ülkemizde mesleğimize yönelik saldırıların önüne geçilmediği gibi gün geçtikçe saldırılar arttı. Bugün, avukatlık mesleğini ifa ettikleri için baskıya, tehditte ve zulme uğrayan, hapsedilen, İşkence gören ve katledilen bütün meslektaşlarımız İçin bir araya gelmiş bulunmaktayız. Avukatların korunmasını sağlayabilecek yol ve yöntemlerin geliştirilmesi ve bu tartışmalardan sonuç alınması için sesimizi yükseltiyoruz” ifadelerini kullandı.

“AVUKATLAR HEDEF HALİNE GETİRİLDİ”

Halkın Hukuk Bürosu, ÇHD ve ÖHD üyesi birçok avukat başta olmak üzere, toplumsal ve politik davaları takip ettikleri ve bu alanda mesleki çalışmalarını ifa ettikleri için avukatların hedef haline getirilip, baskıya, zulme, işkenceye maruz bırakıldığını ve talimatlandırılmış mahkemelerde yargılanıp hapsedildiklerini belirten Mutluay, “Diyarbakır Baro Başkam olan Av. Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde, çatışma arasında kalan halkı ve halkın kültürel mirasını korumak isterken ayakta katledildi. Av. Ebru Timtik adil yargılanmak için girmiş olduğu açlık grevinin 238. gününde hayatını kaybetti. İktidarın mesleğimize yönelik ağır saldırıları ve itibarsızlaştırma politikaları neticesinde avukatlık mesleğine yönelik saldırılar artmış, meslektaşımız Av. Mürsel Üneler, 17 Ocak 2022 tarihinde İstanbul’da toplu taşıma ile seyahat etmek üzereyken bekçilerce GBT sorgulaması yapılmak istendi, akabinde kendisine ters kelepçe uygulandı. Yine 26 yaşında Av. Ersin Arslan mesleğini ifa ederken haciz mahallinde katledilmişti” diye konuştu.

“HALKIN NEFESSİZ BIRAKILMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Av. Tahir Elçi’nin basın açıklaması sırasında milyonların gözü önünde katledilmesi, adalet arayışına giren Av. Ebru Timtik’in ölüme itilmesi, toplumsal ve politik davaların takibini yapan avukatların hedef haline getirilip, baskıya, zulme ve İşkenceye maruz bırakılması, adli ve idari soruşturmalarla yıldırılmaya çalışılmasının, sadece kendilerini değil, serbest olarak avukatlık mesleğini yerine getirmeye çalışan tüm avukatların açıkça tehdit edilmesi olduğunu öne süren Mutluay, “Bu durum aynı zamanda, hak ve özgürlük arayışında olan halkın avukat yardımından yararlanma hakkı ve adil yargılanma hakkının tehdit altına girmesi demektir. Bugünün vesilesi İle tekrar ifade etmek isteriz ki, dünyanın her yerinde tehlike altında görevimizi ifa etsek de, dünyanın hiçbir yerinde baskıya, zulme, işkenceye asla boyun eğmeyeceğiz. Hukukun teferruat sayılmasına, hukuk nidaları ile halkın nefessiz bırakılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Avukatlar, açıklamanın ardından polisin devam eden müdahalesine karşı “Savunma Susmadı, Susmayacak!” sloganları atarak adliye binasına girdiler.